Yolun Sonu/Başı

Dikenli yollardan geçmiş, geçmişi ardında bırakmış, yolun sonuna ulaşmıştı. Her sonun bir başlangıç olduğunu öğretmişlerdi ona; o da inanmıştı. Yolun sonunda durup bir şeylerin başlamasını beklerken bir yavru kedi gelmişti yanına; kehribar rengi gözleri vardı ve simsiyah, ipek gibi tüyleri… Ejderhalara öykünen mağrur bir duruşu vardı. Bir süre uzağında durdu yolun sonuna gelenin. Her kedi gibi o da önce tanımak istiyordu, sonra sevmek… Yolun sonuna gelmiş, sağı solu kan revan içinde kalmış olan sabırla bekledi. Sabrın sonu selamettir demişlerdi ona; o da inanmıştı. Kedi yavrusu ona güvenmeye başlayıp yanına geldiğinde onu kucağına aldı. Yumuşacık tüylerini okşadı, kırmaya korktuğu bir çiçeğe dokunuyormuş gibi nazikçe. Tanıdık bir hüzün, yeni bir huzur vardı kedinin içinde. Küçücük bedeninde sunduğu dev bir dünya vardı. Dışı içinden küçüktü, ruhunun güzelliği bedenine sığmıyordu. Gözlerinde sonsuzluk vardı kedinin. Sonsuza kadar mutlu yaşadılar, diye biten masallardan miras bir mutluluk vardı. Gözleri doldu yolun sonunda bekleyenin ve bir anda önünde yepyeni bir yol açıldı. Gözyaşlarını yaladı kedi ve seni seviyorum, dedi ona; o da inandı…

05.11.2015/Perşembe

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir