Mir

Bazen İngilizce yazıyorum, bana kızıyorlar. Ukala mısın, çevirisini de yaz, diyorlar. Tamam da, disappearing eden in the fading light of the moon slowly slipping away, demek istiyorsam? Ne kadar durup beklesem de burada, kimse gelip sormayacak neyin var, diye! Ne kadar oldu birini yüzünde o ifadeyle beklemeyeli? Olur mu dersin bundan sonra? Okulda mı? Bir kez olsun ciddi olamayacaksın değil mi! Kaç. Her şeyden kaç, herkesten kaç, istersen dünyanın öbür ucuna git (sanki öyle bir şey mümkünmüş gibi) veya çık uzaya, Andromeda’ya git, bırak(tığını düşün) her şeyi arkanda; kendini nasıl bırakacaksın geride? Nasıl kaçabilirsin ki kendinden? Öldürsene kendini o kadar sıkıldıysan kendinden! Hata yapmaktan nasıl bir zevk alıyor olabilirsin! Yet I shall walk! E durma o zaman! Zaman durmuyor zira!

23.06.2015 / Salı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir