gece(lik)

uyudum uyandım, hep aynı yandım; söndüren olmadı. aynı yarım yandı durdu; kimdi. dokunsalar ağlarım diyordum, dokundular ağlarım yırtıldı, kaçtı balıklarım, saymamıştım ki… bu sayılmaz, dedim; sayılmaz olur mu, o kadar çok değil, dediler. aynı yanım hep yarım aynı hep. aynanın arkasında gizlendi sırlar. kırdım döktüm sırları. sus pus oldu kapı duvar. orada kapı mı var! iki şişe bira kap gel, birini ben içerim, diğerini de yarım. bir şişe balıklarımı takmışlar, söküp yüreklerini yüreksizler… (gök)yüzünden topladım yağmurları doldurdum kovalara, yüzsün diye içinde evsiz kalmış yengeçler. gök yüzünde iz bıraktı yağmur bulutlarından. bir deniz yıldızına küstü. sadece rengi kaldı yaldızlı yalnızlığının. yen ve geç, hayat bundan ibaret, dediler. bana uymaz yaralayıp kaçmak, dedim. öl o zaman dediler. yaşıyor muydum ki! anlamsızdı kızmak anlam sızdı geceye kaçak yolcu vardı gemide, sızıntı yapıyordu hayat. acımı yor ki, gitsin. ne kadar komiksin! yorgun olan nasıl gitsin! sahi, ne kadar komiksin? aklın takıldığında düşer misin mesela? yoksa düşler misin benim gibi? yoksa sen o düşler misin? sanmam! gerçek ne kadar ters görünse de… bırak böyle bitsin…

01.12.2012 / Cumartesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir