Düşünce Yazıları

Aşk üzerinde düşünce yazıları… Aşk, üzerine düşünce biraz fazla, kırılıp, dağılıp yok olabiliyor. Biraz fazla kırılgan bir aşk, bir cam hançere dönüşebiliyor. Aşk üzerine düşünce bir ışık, sadece bir açıdan, bazı yazılar ortaya çıkıyor. Aşk, sahibine dönmeye çalışan yüzük gibi. Aşk eşit değildir tek kişilik oyun bahçesi. Bir yeterli olmaz aşkı yaşatmaya. İlla bir “bir” olacaksa, ikiden oluşmuş bir olmalı o da!

Suç üzerine düşünce yazıları… Suç, üzerine düşünce biraz fazla, yapısı sağlamlaşıp, iyice katılaşıp, varlığını inkârı imkânsız hale getiriyor. Biraz fazla yoğun bir suç o kadar ağır oluyor ki, bir kalp büyüklüğünde bir parçası yüzbinlerce ton geliyor. Suç üzerine düşünce bir ışık sadece bir açıdan,  bazı yazılar ortaya çıkıyor. Suç, sahibine dönmeye çalışan yüzük gibi. Suç eşit değildir iki kişilik yaşam alanı. İki kişi işlenen suçlar da vardır elbet ama birin işlediği suç kadar büyük olamaz hiçbiri! İlla bir “iki” kişilik suç olacaksa, birin aşkına işlenmiş olabilir o da!

Ceza üzerine düşünce yazıları… Ceza, üzerine düşünce biraz fazla, dönüşebiliyor acımasızlığa. Biraz fazla acımasız bir ceza ömür boyu kalacak bir yaraya dönüşebiliyor. Ceza, onu hak edene gitmek isteyen bir olgu gibi. Ceza üzerine düşünce bir karanlık, aydınlık kalan bölgelerde bir yazı ortaya çıkıyor:

“Aşkın iki kişilik bahçesinde yangın çıkartan, vicdan azabının cehennem ateşinde yansın…”

23 – 28.09.2002

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir