10A

Derin bir uykunun kuytusunda unutulmuş gibi duran senliğim benliğime koşmak isterken ayaklarındaki prangaları fark ediyor. Bir odaya kapalı yarınlığım, yağacak yağmura hazır mı, onu düşünüyor. O olmazsa hiçbir şey olmaz ama o bunu bilmiyor. Gözlerini kapatmış koşanların, kaçanların kontrastında huşu içinde başını sallıyor. Bir oyundan fırlayıp gelmiş bir suikastçı, en sevdiği silahı olan kılıcını çekmiş başında dikiliyor. Bir sıfır, bir yok, bir hiç olmasına rağmen kahraman olmayı düşleyebiliyor. Kendisi gibi hiçlerin kahramanı olur belki. Kim bilir! O bilmiyor. Bilmediğini bilmek yetmiyor mu ona yoksa bilmeye çalışmak zor mu geliyor? Kim biliyor! Ona ulaşmak için yılları aşmak gerekiyor. İki kelime diyor bir kuzgun gözlerinde. Çok sıkılıyor, yoruluyor, ağlıyor. Ağlıyorlar; avlıyorlar. Neden, diyor. Zorunda değil, diyorlar. İçi gidiyor gözlerinin güzelliğine ya dışı kıpırtısız! Yürüyor, sonsuz bir sen içinde, sensiz bir sona doğru, içinde bir korku. Hayır, istediğim bu değil, diyor ve duruyor. Sensiz bir sona gitmektense sonsuz bir duruşu tercih ediyor. Birimi belli olmayan bir im olmak en büyük korkusu. Ölçülememek belki! Bir yandan da sınırlarla kapatılmamak daha iyi değil mi, diye düşünüyor. Hem sınırlı hem sonsuz olabilirsin, diyorlar, o da inanıyor. Dibi görünüyor fikirlerinin denizinin, bir palyaço balığı sürüsü dans ediyor, şekilden şekle giriyor ve sonunda onun yüzü oluyor. Uçurumdan aşağı bir damla gözyaşı düşüyor. Kaç yıl geçtiğini hatırlayamasa da artık, yaşlı ve yorgun olduğunu biliyor. Birinin hayatında bir damla bile değilken, birinin hayatında bir okyanus oluyor. Yalnız bir yarın mı var, diye düşünüyor. Yarım kalmış hayalleri var karanlıkta. Bir başka sıradan gün geçerken hala durmaya devam ediyor. Durmak bir eylemdir, diyor, bir karşı çıkış… Gözlerini kapatıp başının dönmesinin geçmesini istiyor. Her yerde senliğim var, bir de kızıl bir duvar. Korkuyor mu gitmelerden gelmelerden? Yormuyor mu kendini boş yere kaçarak. Hem boşlukta ne yapacak!? Tut elimden sarıl bana, diyor duvara. Belki o duvar yumuşar ve kızıl bir kalp halini alır, diye umuyor. Bilmese de ne olacağını yarın, o anda bekliyor…

04 – 05.07.2017

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir