Gör-me

Kırık aynalarla dolu bir odaya kapatılmıştı. Çıkışın nerede olduğunu göremiyordu. Daha kötüsü, kendisinin nerede olduğunu da göremiyordu. Hayatının gözlerinin önünden geçip gittiğini gördüğünde ne kadar şaşırdıysa, şimdi onun üç katı şaşırmıştı. Otuz, dedi kendi kendine sanki gülünecek bir şey varmış gibi! Yeteri kadar gülmedin mi sence de, diye sordu bir ses, pes. Hep gülemez mi […]

Küçük Balık

Bilinmez, bir havuzun başında oturup, içindeki balıklara bakmak… İçimdeki balığı engin denizlere salmak… İçerdeki balıklara beraber yem atmak… Kendimi denize atmak, havuzu denizden çıkartmak… Balıkla balık olmak içimde… Gök~yüzünde gülümseme,den uyanır yola çıkarım, içimde geri dönüşü var bildiğim; ama belki de gücüm tükenir~se bilmeden ne yapacağımı kalır mıyım yolun ortasında, diye düşünürken bulurum kendimi ve […]

Haritam

Önümde açık duran boş sayfaya bakıyorum; boş sayfa da bana bakıyor.  Peki sonra? Bakmaya devam ediyorum. Gördüklerimi anlatmaya çalışsam ne kadar başarılı olurum? Bakalım! Zaten bakmıyor muyum? Bilmem! Bir bilsem neler olacağını… Hayatımın yol haritasını çiziyorum kalemimle. Ressam mıyım? Olmalı mıyım? Harita çiziyorum sadece. Nerden geldiğimi çiziyorum önce; biliyorum nerden geldiğimi. Bomboş sayfanın üzerinde görüyorum […]

10A

Derin bir uykunun kuytusunda unutulmuş gibi duran senliğim benliğime koşmak isterken ayaklarındaki prangaları fark ediyor. Bir odaya kapalı yarınlığım, yağacak yağmura hazır mı, onu düşünüyor. O olmazsa hiçbir şey olmaz ama o bunu bilmiyor. Gözlerini kapatmış koşanların, kaçanların kontrastında huşu içinde başını sallıyor. Bir oyundan fırlayıp gelmiş bir suikastçı, en sevdiği silahı olan kılıcını çekmiş […]

Su

Kovalamayı bıraktığım anda karşıma çıkıyor, uzatıyorum elimi tutup sarılmak için; dokunduğum an un ufak oluyor. Hak etmiyorsun beni diyor, hiçbir zaman da hak edecek biri olmayacaksın. Bir bakıyorum yüzlerce metre ötemden beni çağırıyor. Yeniden düşüyorum peşine; ben gittikçe o da benden uzaklaşıyor. Aramızdaki mesafe hiç kapanmıyor…

Kaçıcı

Sadece denizden ulaşılabilen bir yer olması mı onu bu kadar çekici kılıyordu, yoksa orada Dante’yi çağıran başka bir şey mi vardı, bilemiyordu. Yaşadığı son depresyon ona fazlasıyla ağır gelmişti. Geçmişi kırık aşk hikâyeleriyle doluydu, güneşli ve fazlasıyla sıcak yaz günlerinde yaşanmış… Hayatının büyük bir kısmını İzmir’de geçirmiş biri olarak, oradan ayrılmaya kara verdiğinde gideceği yer […]

As Long As…

O kadar boştu ki o(da) da delirebilirdi. Belki de çoktan delirmişti de farkında değildi. İstese ne kadar kötü biri olabilirdi? İstemiyor muydu peki? İçindeki sesler bile terk etmişti onu; kaybedecek neyi kalmıştı ki! Hayatta kaybetmekten en çok korktuğu şey kim?liğiydi. Onu da artık arayabileceği ne bir çekmece vardı ne de bir dolap! Kıyafetlere ihtiyacı olmadığını […]

Tokat

Gözlerini ayrımadan bakıyordu. Bir anlığına gözlerini kırpsa kaybolacakmış gibi geliyordu. Bir kedi olabilmeyi istedi o an. Kediler krallara bile gözlerini kırpmadan bakabilirdi. Hem o zaman yumuşacık tüyleri de olurdu. Ve belki severdi onu birileri. Uzun uzun düşündü “o filmin adı neydi”. Belki de konuşmalı, gitmesini istemediğini söylemeliydi. Korkularını gizlemek için ördüğü duvarların artık bir yuvanın […]

Katatonik

Ne arıyorum ki beyazın içinde her şey maviyken! Tam bulduğumu düşünürken seni benden uzaklaşma hızın baş döndürücü. Her şey düz bir yoldan ibaret gibi dursa da hiç de mükemmel olmayan bir çemberde dönüyormuşum gibi hissediyorum bazen. Yalan söyledim. Söylüyorum ama inanan olmuyor. Herkes başka bir şeye inanmakla o kadar meşgul ki… Unutmamam gereken şeyler var […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön