Katatonik

Ne arıyorum ki beyazın içinde her şey maviyken! Tam bulduğumu düşünürken seni benden uzaklaşma hızın baş döndürücü. Her şey düz bir yoldan ibaret gibi dursa da hiç de mükemmel olmayan bir çemberde dönüyormuşum gibi hissediyorum bazen. Yalan söyledim. Söylüyorum ama inanan olmuyor. Herkes başka bir şeye inanmakla o kadar meşgul ki… Unutmamam gereken şeyler var […]

Son(suz)

Kehribarın içine düştüysen kurtuluşun yoktur. Seni alıp sarar, sarmalar ve sonsuza değmeni sağlar. Tamam, belki canlı kalmazsın ama her zaman genç kalırsın. Hem zaten canlılık dediğin tam olarak nedir ki!? Kehribarla bir olmak, aynı bedende varlığını korumak, kehribarın dışında canlı olmaktan çok daha evladır. Kehribar sonsuzluktur bu anlamda, engin bir derinlik, uçsuz bucaksız bir zaman […]

Sonra

Distorted cries, disoriented smiles. Distorted smiles, disoriented cries. Hangisi daha güzel geliyor kulağa? Sormak lazım bir psikoloğa. Kafiye olsun diye yazdığımı sanıyorsan, ben de gider sorarım bir sosyoloğa. Hayır, hiç niyetim yok vazgeçmeye. Benim kitabımda vazgeçmek yoktur. Bilemedim şimdi; belki de vardır. Kitabımı satır satır hatırlamamı bekleyemezsin ya! Çok beklersin! Bir defteri aldığımda ona ne […]

Dinleme

Kafamın içinde dönüp duran şarkılar var. Biri bir çalma listesi hazırlayıp, sonsuz döngüye alıp bırakmış gibi. Gördünüz, isteyince ve gerekmedikçe tamamen Türkçe yazabiliyorum. Düşündüm de, az önceye kadar hiç tamamen Türkçe yazmamıştım. Bunları bambudan yapıyorum. Alır mısınız? Şunları bombadan yapıyorum; ama onları alamazsınız. Hayatım bir film olsa müziğini kim yapardı. Kimler mi? Neyse, en azından […]

Mir

Bazen İngilizce yazıyorum, bana kızıyorlar. Ukala mısın, çevirisini de yaz, diyorlar. Tamam da, disappearing eden in the fading light of the moon slowly slipping away, demek istiyorsam? Ne kadar durup beklesem de burada, kimse gelip sormayacak neyin var, diye! Ne kadar oldu birini yüzünde o ifadeyle beklemeyeli? Olur mu dersin bundan sonra? Okulda mı? Bir […]

Hareketli

Bir şeyler yazmak isteyip yazamadığımda ağzım çok bozuluyor asabımla birlikte! Sonra diyorum ki, şu an yazmıyor muyum zaten! Ne yazacağımı bilmiyorum ki ne yapacağımı bilmediğim gibi… Kafamla bedenim her zaman aynı yerde olmuyor. Belki de çoğu zaman demeliyim. Çoğu zaman! Evet, dedim. Hayır, demedim. Evet de demedim hayır da! Bir demedi 3 lira, almaz mıydınız? […]

Aşkın Nur

Düşünsene! Onca yıl önce, ki bu yıl sayısı malum fakat yazının daha sonraki yıllarda da okunması durumunda da anlamlı olması adına üstü örtük, dünyaya geliyorsun. O zaman dünyada olup ilk gençlik, ergenlik buhranlarını yaşayan birinin hafızasına kazınan, o yaşta içini burkan bir albümle de aynı ayda doğuyorsun. Albüm büyüyor adamın içinde, sen büyüyorsun adamın geleceğinde; […]

Yolun Sonu/Başı

Dikenli yollardan geçmiş, geçmişi ardında bırakmış, yolun sonuna ulaşmıştı. Her sonun bir başlangıç olduğunu öğretmişlerdi ona; o da inanmıştı. Yolun sonunda durup bir şeylerin başlamasını beklerken bir yavru kedi gelmişti yanına; kehribar rengi gözleri vardı ve simsiyah, ipek gibi tüyleri… Ejderhalara öykünen mağrur bir duruşu vardı. Bir süre uzağında durdu yolun sonuna gelenin. Her kedi […]

Bunlar İlk

Bazen bunları alıyorum ve şunlarla topluyorum. O an ilgi görmek değil sadece kendimi görmek istiyorum. Avutulmaya ihtiyaç duyan bir çocuk olmadım, olmak da istemiyorum. Gözümden yaş geliyorsa bırakayım aksın. Biliyorum sen ellemezsin. Belki oturursun karşımda mirket bakışlarınla ama hiç sesini çıkartmazsın. Uyursun belki kollarımın arasında bir kedi gibi kıvrılıp, sessizce. Ne kadar yumuşak bir histir […]

Tight Il

Bu son şarkı, artık başka şarkı söylemeye gücüm yok, dedim hep ama her seferinde o işareti görmedim mi sonunda? O zaman bu neyin havası, neyin tafrası! Yaşayacaksın işte her şeyi geldiği gibi, ki gelişi gayet güzel ve ses çıkarmayacaksın gidene, gitmek isteyene! Sen değil miydin yıllar önce “gitmek kaderi olanı engelleyemezsin” diyen? Ne o surat? […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön