Kim Bu SinPlayer

Ben kimim? İnsanlık tarihinin en önemli sorularından biri olsa gerek! İnsan kendini tanıtırken nelerden bahsetmeli acaba! Mesela hangi okula gidip hangi eğitimi aldığını mı öne çıkarmalı yoksa hangi kedinin başını okşayıp hangi köpeğe su verdiğini mi? Hangisi beni ben yapar, ben diye bir şey varsa tabii şayet! En iyisi bir yerden başlamak… Aile soy ağacım […]

Sev(il)mekten Kork(ma)mak

Birine “seni seviyorum” demek, ona çok yük yüklemek gibi geliyor bazısına. O zaman şu canım gökyüzünün, şu güzelim denizin, her gün azalan ağaçların, sokaktaki tüm kedi ve köpeklerin ve hatta sadece bir elmanın da borcu olmaz mıydı sevdiğini söyleyene? Söylemek değil marifet; gerçekten sevebilmek. “Dünyadaki en büyük mutluluk sevmek ve karşılığında sevilmektir” diyordu biri. Katılmıyorum! […]

Etiketizm

İnsanları bölmek istiyorsanız, onlara etiketler atayın, demiş ünsüz bir düşünür. Bir düşünürün tek yaptığı şey düşünmek mi olmalı, diye de düşünmeye başlamış hemen ardından. Fakat bu konu üzerine düşünürse, esas anlatmak istediği konuyu anlatamayacağını fark edip düşünmek üzerine düşünmeyi daha sonraya ertelemeye karar vermiş. “Üşenme, erteleme, vazgeçme” demeye kalkanları da “oldu o zaman, her şeyi […]

Sosyal Sevda

Eskiden, öyle çok da eskiden değil ama mesela 20. yüzyılın sonları, yeni milenyumun başları kadar eskiden, dolayısıyla ortada henüz sosyal medya denen araç yokken insanların sevgi anlayışı bugünkülere göre çok farklıydı. Önceki neslin sevgi anlayışı bir nebze de olsa hala sürüyordu. İnsanlar uzak mesafelerde, mektupla veya telefonla haberleşerek aşklarını koruyabiliyordu. O dönemi yaşayabilenler için güzel […]

Daha İyi Yenil

Ne güzel demiş Sezen Aksu yıllar önce, “çünkü olağan yıkılıp, yıkılıp yeniden ayağa kalkmak”. İnsanların çoğunun hayatındaki en büyük korku belki de başarısız olma korkusudur. Korkunun kendisi başlı başına yıkıcı bir duyguyken, başarısız olma korkusu tam bir felakettir. İnsanlık tarihi, başarısız olma korkusuyla yarım bırakılmış eylemlerle doludur, dersem abartmış olmam sanırım. Kişisel tarihinizi şöyle bir […]

Mutlu Olabilirim

Sonsuz bir mutluluk mümkün mü? Cehalet mutluluksa, belki de cahil kalmak lazım sonsuza kadar! Gerçi, bilmek ve bilgelik aynı şey değil. Mutludur belki bilge kişi de! Yaşam amacımız mutlu olmaksa, her türlü olumsuz durumdan uzak mı durmak gerekir? İnsan istemezse hiçbir şey onu mutlu ya da mutsuz edemez, öyle değil mi? Fakat bu, günden güne […]

Kanatlan(sin)

Parlıyorsun, gökyüzünde bulmuşsun kendini bana gösterdin olduğun gibi aydınlattın gecemi ki en sevdiğim dilimi sahte zamanın en büyük güzelliği… Bu arayışın sonu yeni bir başlangıç demek. Kafesinde göğsümün kırık dökük bir taht vardı örümcek ağlarıyla kaplı. Simsiyah bir ayda kedi geldi bir anda. Var olan her şey şu anda yarın yok, hala dün çok uzakta. […]

Düş(m(üş))…

Sürünüyorum. Uçsuz bucaksız bir kum denizi… Leb-i derya evi olan biri göremez beni; adı üstünde “kum denizi”. Sen yoksun. Neredesin bilmiyorum; sürünüyorum. Güneş kavuruyor başka işi yokmuş gibi! Peki benim burada ne işim var? Neden sürünüyorum? Bilmiyorum nedenleri. Kurumuş ve dahası çatlamış dudaklarım. Sen yoksun. Neredesin? Neden, diyorum. Neden sadece yaşayamıyoruz? Sürülüyorum, yarattığım küçük bahçemden. […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön